28 Şubat 2016 Pazar

Beyaz ve Sağlıklı Dişlere Kavuşmanın En Pratik 5 yolu

Bugün hayalinizdeki beyaz ve sağlıklı dişlere en pratik şekilde kavuşma yollarını paylaşacağım. İşte dişlerimi korumamı sağlayan ve rahatça gülümseme nedenim 5 diş temizleme pratiğim :)

Beyaz ve Sağlıklı Dişlere Kavuşmanın En Pratik 5 yolu

1. Rutinlerinize Uyun
Hayatta en önemli şey sanırım sizin için iyi olan ne varsa alışkanlık haline getirmek. Spor yapmak, sağlıklı beslenmek gibi aslında kişinin kendisine bakması ve temizliğine dikkat etmesi de önemli. İşte bu yüzden diş temizliği rutinlerinizi belirleyin ve ona uyun.
Her sabah ve gece yatmadan önce dişlerinizi mutlaka fırçalayın! Bu alışkanlığınızı halen kazanamadıysanız bugün zaman kaybetmeden kendiniz ve diş sağlığınız için büyük karar verebilirsiniz.

2. Size Uyanı bulun!
Nasıl ki giydiğiniz kıyafetler tarzınızı yansımadığında kendinizi o kıyafetin içinde yabancı gibi hissediyorsunuz, aslında kişisel bakımlarınız da öyle. Diş ve diş ati yapınıza en uygun fırçayı bularak diş temizliğinizi daha verimli yapabilirsiniz.

3. Kendinize Zaman ayrın!
Bir şeyi yapıyor olmak kadar onu doğru sürede ve doğru şekilde yapmak da çok önemli. Özensiz bir biçimde yaptığınız hiçbir şey tam olmayacaktır. O yüzden dişlerinize ve kendinize zaman ayırın. Bu zamanı doğru fırçalama teknikleriyle yaparsanız emin olun kısa sürede farkı siz de fark edeceksiniz.

4. Bazı Ayrılıklar Çok Güzel!
Vedalar ve ayrılıklar hep can yakar ama aslında bazı ayrılıklar size çok iyi gelebilir :) Nasıl mı? 3 ayda bir diş fırçanızla vedalaşın ve hijyen açısından önemli bu değişikliği bir alışkanlık haline getirin.



5. Yol Arkadaşınızı İyi Seçin!
Geldik en önemli maddeye. Diş fırçanızı seçtiniz, kendinize zaman ayırdınız, her şeyi tam yaptınız ama diş temizliğinde istediğiniz verimi halen alamıyor musunuz? O zaman doğru diş macununu kullanmıyor olabilirsiniz. Bu konudan mustarip olanlara önerim; Procter and Gamble’ın dünyada pazara sunduğu en gelişmiş beyazlatıcı diş macunu olan 3 Boyutlu Beyazlık Luxe Perfection İpana olacak.
Yeni İpana 3D White PERFECTION diş macunu İpana’nın en hızlı ve en güçlü beyazlatıcı diş macunu. Perfection diş macunu 3 Boyutlu Beyazlık ailesinin en ileri ve etkili beyazlatıcı diş macunu teknolojisini içerir. Böylece diş minesine zarar vermeden sadece 3 günde diş yüzeyindeki lekelerin %100’e kadarlık kısmını etkin biçimde çıkarıyor. Ben bu ürünü çok sevdim, satın almak isterim derseniz tıklayınız.

Tüm bu maddeleri eksiksiz yerine getirenler olarak bol bol gülümsemeyi hak ettik sanırım :)



P.S. Bana bu bilgiler yetmedi, ağız ve diş sağlığı üzerine daha çok şey merak ediyorum diyenleri aşağıdaki siteye alalım.
http://www.agizbakimuzmani.com/

#ipanaperfection  #gülüşünügöster

İçerik Kaynak: http://www.e-gunlugum.com/
Video Kaynak: https://www.youtube.com/watch?v=RZ5ymuChrW0


Bir boomads advertorial içeriğidir.

7 Ocak 2016 Perşembe

MİM..Devam Edilemeyen Kore Dizileri

Uzun zaman sonra ilk defa Kore ile ilgili mim geldi. Tabii ki eski hevesim kalmayıp neredeyse hiç bir diziyi izlemememden dolayı bu mim beni biraz gerdi açıkçası :D Yine de Benimblokumbu'ya beni mimlediği için çok teşekkür ederim :))
O zaman ben de izlediğim zamanlarda yarım bıraktıklarımı yazayım :)

1- Big
Gong Yoo ile Lee min Jung u görünce baya heveslenmiş. Dizinin başlamasını dört gözle beklemiştim. Konusu da epey eğlenceliydi. Başlarda çok iyi gitse de sonlara doğru artık sarmamaya başlayıp maalesef yarım bıraktım. İnternette herkes sonunun çok tırt bittiğini konuşması da bırakmamda etkisi olmuştu. Sürekli herkes konuştu ama hala sonunun tam olarak nasıl olduğunu bilmiyorum :D

2 - Full Sun
Yine  başroldeki adamı çok sevdiğim ve başlaması için gün saydığım bir başka dizi ve yine beklentimin altında kalması ve aşırı durağan ve sıkıcı ilerlemesi yüzünden yarım bıraktığım bir dizi. Yoon Kye Sang'ın yanında ikinci hanım oyuncumuzu da çok seviyordum ama işte oyuncular ne kadar sevimli ya da harika olursa olsun dizi sarmayınca bi yerden sonra iteklemek de fayda etmiyor.

3 - Cunning Single Lady
Bir hevesle başlayıp, sarmadığı için bırakmıştım. Ama galiba bırakmamdaki bir diğer etken ise kadının roluydü. Paragöz bir kadın olması beni diziden soğuttu.

4 - You Are All Surrounded
Bunun hakkında çok birşey hatırlamıyorum. Sadece bir aralar buna da başlamıştım ama sanırım üsttekiler kadar bile izlememişim ki hakkında yazacak bir şeyim yok.

5 - Trot Lovers
Evet bu şirin dizi de maalesef yarım kaldı ama bunun diğerlerinden farkı şöyle ki bunu isteyerek ya da sıkıldığımdan yarım bırakmadım. O sıralar düğün alışverişi hazırlıkları falan oldukça yoğun bir dönemdi ve zaman aşımına uğrayarak arada kaybolup gitti. Yoksa gayet severek izliyordum. sonunu getirmeyi istediğim dizilerden bir tanesiydi kendisi ama olmadı.

6 - Fated To Love You
Bu da maalesef bir üsttekiyle aynı kaderi paylaşan bir başka dizi. İkisi de hoşuma giden oyunculardı, dizi de çok güzel gidiyordu. Ama işte düğün hazırlığı, alışverişleri falan filan derken yoğunluğuma kurban gitti.

7- Pinocchio
Kore dizilerine verdiğim uzun aradan sonra belki bir 7-8 ay tavsiye üzerine başladığım dizi aslında konu olarak çok güzel gidiyordu. ama baş roldeki çocuğu hiç mi hiç sevmiyorum. O sebepten belki de ilerletemedim ya 4 ya da 5. bölümde bıraktım.

8 - Oh My Venüs
Vee en son bıraktığım dizi de Oh my venüs.. Shin Min Ah'ı çok özlemiş uzun zamandır keşke dizi çekse de izlesem diye bekliyordum.So Ji Sub da yine sevdiğim başka bir oyuncu. Ama bu da 3. bölümün yarısında takılı kaldı. Aslında şöyle oldu. Diziyi telefonumdan izliyordum ki telefonum donup neredeyse yarım gün boyunca kendine gelemedi. O olaydan sonra da bir daha açıp devam etme isteği duymadım. Yoksa daha başlardaydım yani fena da gitmiyordu ama işte bu da telefonun azizliğine uğradı. Belki buna devam ederim.

İşte benim yarım bıraktığım diziler de bunlar aslında çok uzun zamandır tarihi dizi izlemek istiyorum. Şöyle entrikalı cinslerden. Mesela bir Chuno bir Princess man gibi ama başlasammı onu da bilmiyorum çünkü sonlarının böyle olmalarından korkuyorum :(

Neyse efenim bu mimi yaptılar mı bilmiyorum yaptılarsa da ben hatırlamıyorum o yüzden ben yine de Eskaymak ve Supercel'e paslıyorum  ve Benimblokumbu'ya tekrar çok teşekkür edeyorum :))

29 Aralık 2015 Salı

Güle Güle 2015 ~~~

Büyüdükçe zamanın çok daha hızlı geçtiğini daha fazla hisseder oldum. Ne ara 2015 olmuştuk da şimdi 2016 oluyoruz yahu! 
Bakalım bu su gibi geçip giden 2015 yılına neler sığdırmışım ^^

Önceden de hakkında ufacık bir yazı yazmıştım zaten. Evliliğimin ilk 6 ayı sanırım, eşimin Almanya'dan buraya okumaya gelen kuzeniyle dolu dolu geçti. Kendisiyle bol bol vakit geçirip senelerdir birbirini tanıyan arkadaşlar gibi olup çıktık :) 2015'in ilk dönemleri kendisiyle gün aşırı kar demeden soğuk demeden 3 ay spora gitmemizle geçti. Çoğu kişi sen niye spora gidiyosun zaten zayıfsın, bu soğukta işin mi yok yollara düşüyorsun deseler de ^^

Uzuuuun geçen seneler ardında geçtiğimiz kış gerçek anlamda kara doydum. Bulunduğumuz yerden yarım saat uzaktaki semtlerde kar oraları esir alsa da bizim olduğumuz yerin üstünde sanki görünmeyen bir şemsiye açık olur, bazen şemsiyede ufak zedelenmeler sonucu biraz kar yağıp bizi sevindirse de yerde kalma süresi birikmesi çok güç bir olaydır.En son ben küçük bir çocukken dolu dolu kar görmüştük. Öyle bir yokluğun ardından Ankara'da geçirdiğim ilk kış beni kar açısından çok sevindirmişti ^^

İlk defa gerçek sürpriz doğum günüm oldu. :) Mayidayla spordan sonra bize geçecektik geç bi vakitte eve döndük. Dış kapıyı açtığımda ev karanlıktı ama ufak bir sarı ışık vardı. Elim ayağım zangır zangır titremeye başladı eyvah evde hırsız vaaar derken içerden bir bağırtı bir kutlama :O Bir adet korkudan ve şaşkınlıktan donakalan ve ardından yine korkudan mı yoksa sevinçten mi bilmeden ağlayan yine ben :O :D 23 yaşıma basmıştım ivit ^^ Hayın domdomlar (Görümcegiller, kuzenler, eşimin kuzeni yani spor arkadaşım, kayınvalide..) 

Eşim işi gereği haftanın bazı günleri gececiydi artık değil akşam gidip sabah geliyordu. İlk zamanlar ufak görümcem 15 yaşında benimle kalıyordu. Sonradan cesaretimi toplayarak tek kalmaya başladım. Yatagımı salondaki kanepeye açıp sabah saat 4-5 lere kadar uykudan gözlerimi açamayacak hale gelene kadar tv izleyip korkmaya fırsat kalmadan uyuyordum :D Güzeldi de yani :D Bazı gecelerde kız partisi veriyorduk. Kız kardeşlerim burdaysalar onlarla yoksa diğer kuzenler falan... Bütün kızlar toplandık toplandık toplandıkkk Sabahlara kadar muhabbetler, filmler, aburcuburlarr ohh :D

*İlk defa bowling oynadım ve sonuncu oldum :D
*İlk defa direksiyon başına geçtim. Sıfır deneyim ve bilgiyle iyi sürdüğümü düşünüyorum :D Kursuna gitmek istiyorum ama bakalım ne zaman nasip olur ^^
*Eşimden tavlayı öğrenip uzun bir süre de tavla manyağı oldum.
*İlk defa ailemden uzak bir ramazan geçirdim  ilgili yazı 
*Meksika'dan paket geldi ^^ ilgili yazı  Yalnız ufak bir sorunum var :( bu hediyeler karşısında artık ben tükendim. Sizce ona neler yollayabilirim?? yardımmmm
*Normalde kalabalık oturma ortamlarını pek sevmem. Evden çıkmayı da pek sevmem. Evde tembel tembel tek başıma takılmayı tercih ederim. Ama birden kendimi görümcegillerin düzenlediği bir Gün ortamında buldum :D Neyse ki yaş ortalaması genç, kafalar birbirine yakın olduğu için eğlenceli geçiyor ^^ 

Yabancı dizileri seven birisi olarak, eşimle de ortak bir şeyler izlemeyi deli gibi istiyorum ama adam inatla dublajlı olursa izlerim öbür türlü birşey anlamıyorum demekte diretiyor >.< Ağzından girdim burnundan çıktım. The 100 başlattım :D Kendisi, kendisine çok şaşırarak diziyi çok sevdi ve yeni sezonu bekliyoruz :D yeaass kadın gücüü hihohaytt.. Yalnız bu başarım Fear the Walking Dead için geçerli değil. zaten ilk sezonu 6 bölüm olan dizinin son bölümünü hala izlemiş değiliz. Sorun onda da değil zaten dizi güzel değilmiş pfff

İlk defa Bayburt'a gittim.Evet evet şu hani sürekli internette alay edilen kimsenin nerde olduğunu bilmedikleri şehir :D Memleketim olmasına rağmen hiç merak edip gitmek istemiyordum. Bu sene öyle gitme gibi bir durumumuz oldu. Sıfır beklentiyle gittiğim halde ilk geçtiğimiz yollar mekanlarla birlikte bu kadar da olmaz diyip hayal kırıklığı yaşamıştım :D Sonradan zaten bir avuç olan şehirciği gezince biraz daha sevimli geldi. Eşimin anne tarafından dolusuna kuzenleriyle tanıştım.Hepsini çok sevdim. Düğün sebebiyle hepsi başka bir yerden gelip Bayburtta toplanmışlardı
*Hayatıma bir tontiş girdi evimin üçüncü nefesi oldu. Arkadaşım oldu, neşem oldu, her şeyim oldu. Ama beni erken bırakıp gitti :(  kısacık bir yazı yerine daha sonra inşallah daha ayrıntılı bir yazı yazacağım 
Geçen ocak ayında öylesine bi dergi almıştım. Hediye takvim vardı içinde. Ben de onu mutfağıma astım. Kendimce önemli ya da mutlu olduğum, üzüldüğüm olayları takvime ufak notlar düşmek için. Artık bu sene yeni bir takvim edinmeyi çok istiyorum. Büyük ihtimal yine aynı dergiyi alacağım sırf takvimi için ^^ Ya da daha güzeline denk gelirsem.. :) Takvimin delikdeşik olmasının sebebi bir ara aynı duvarda takvimin hemen üzerinde dart'ın asılı olmasıydı :D Tabii bu deşilmeler sadece takvimde kalmayıp maalesef duvarı da epey yaraladı :P

7 kere sinemaya gittim
Sağ Salim 2
Bana Masal Anlatma
Üçkağıtçı Mortdecai
Kocan Kadar Konuş
Yenilmezler Ultron Çağı
Marslı
Labirent 2

10 tane kitap okudum
Çalıkuşu
Böğürtlen Kışı
Mart Menekşeleri
Kürk Mantolu Madonna
Küçük Prens
Süper Dadı
Saklambaç
Gündüz sefası
Kusursuz Tuzak
Kuyucaklı Yusuf

İşte benim 2015 yılım böyle geçti gitti. Evimdeki 3. nefesim tontişim gitmeseydi çok daha mutlu sonlandıracaktım 2015 yılını :\ Şimdiyse 4. olacakken 3. olacak olan nefesi bekliyorum ^^

13 Aralık 2015 Pazar

Okuduğum Kitaplar

Bu girişi bir kez daha yapmıştım. Blog yazmak istiyorum ama nasıl başlayacağıma hangisinden başlayacağıma karar veremediğim için sürekli erteleyip, ertelemelerimin sonucu yazacaklarımın daha çok birikip iyice içinden çıkılmaz bir hal almasıyla çorba oluyor...  Dolayısıyla aylarca yazı yazamıyorum :( Halbuki ben ne yazılar yazardım. Nazar mıdır acaba? :P

Uzunca bir zamandır okuduğum kitaplar hakkında yazı yazmamıştım. Hazır heves gelmişken şuraya bir dökeyim ^^ Şu geçen uzun zaman içinde oldukça az kitap bitirdim. Bu konuda tabii ki de mutsuzum. Hani kitap okumayı aslında çok istersin de kitabı eline aldığında zaman akmaz, sayfalar çevrilmez olur bir türlü okumak istediğin halde kitap okuyamazsın, ha! işte o bana bu sene uzunca bir süre oldu :( Bunun sonucunda evlendiğimden beri sadece 10 kitap okumuş bulunuyorum

Çalıkuşu - Reşat Nuri Güntekin 
03.2015
Evlendikten sonra okumaya başladığım ilk kitap. Dizisini bir süre takip edip beğenmiş kitabını çok merak etmiştim. Ama başladıktan sonra işte yukarıda bahsettiğim sorun bu kitap boyunca uzun bir süre kendisini bana hissettirmiş kitap elimde bir süre süründü, yaklaşık 4 aycık kadar :(
Kitapla dizinin farklı olduğunu biliyordum ama kitabı okurken çok sıkıldım aşırı sıkıldım. Zorla bitirdim. Belki de elimde süründüğü için hoşuma gitmemiş olabilir. :S 

Böğürtlen Kışı - Sarah Jio
03.2015
Okuduğum ilk Sarah Jio kitabı olur kendisi. Çalıkuşu'ndan sonra bu kitap bana ilaç gibi geldi. 3 günde bitirdim ve bayıldım. Beni baya etklemiş günlerce aklımdan çıkaramamıştım ^^

Mart Menkşeleri - Sarah Jio
03.2015
Hızımı alamayıp hemen ertesi gün ikinci Sarah Jio kitabına başlayıp kendisini de 5 günde bitirdiğim hatırlıyorum. Benim için bir Böğürtlen kışı olmasa da bu kitap da güzeldi.

Kürk Mantolu Madonna - Sabahattin Ali
05.2015
Bunu da Kocaeli'ye gittiğim bir zaman ablamın kitaplığından seçip okumuştum. Okumazsam olmaz zaten kendisi bir kaç senedir oldukça popüler. Aradan uzun bir süre geçtiği için detaylarını çok hatırlayamıyorum ama kitabın sonunda içime oturan keşşke şöyle olsaymış, oluru varmış yani dediğimi hatırlar gibiyim. Beğendiğim kitaplardan oldu kendisi de.

Küçük Prens - Antonie de Saint Exupery
05.2015
Son dönemlerin bir diğer meşhur kitabı. Düşündürücü bir kitap. Bir kaç sene sonra tekrar okumak isterim.

Saklambaç - Lisa Gardner
08.2015
Kardeşimin yoğun övmeleri ve önerileri üzerine okumaya başlayıp, başlarda uzun süre ilerletemediğim, Bayburt'a gittiğimde boooş ve sıkıcı geçen zamanları değerlendirmek için iyi ki yanıma almışım dediğim kitap. Sorun kitapta değil benim kendimi veremeyişimmiş. Elimden bırakamadığım bir sonraki sayfada ne olacak acaba diye merakla okuduğum bir kitaptı.

Süper Dadı - Betül Güçlü
09.2015
Kurban bayramında Kocaeli'ye gittiğim zaman okumuştum. Şirin, akıcı, sıkmayan bir kitaptı ^^

Gündüz Sefası - Sarah Jio
10.2015
Minik görümcem sağolsun bütün Sarah Jio kitapları onun. Zeynep ablaaa al bunu da oku çok güzell diye diye kadının bütün kitaplarını okutturacak bana galiba :D Böğürtlen kışından sonraki favorim bu olur şimdilik. Sonu şaşırtmış ve gözlerimi doldurmuştu ^^ 

Kusursuz Tuzak - Lisa Gardner
12.2015
Mirvonun Saklambaçtan sonra al ablaaa bunu da okuu dediği, evde örümcekler aşağı örümcekler yukarı dolanmasına sebep olan kitap :D Saklambaç da çok güzel kitaptı ama bu kitap daha bir etkiledi beni. Trajik olaylar olduğu için. Ayrıca örümceklerle ilgili baya bir bilgi sahibi oluyorsunuz ^^
Bu arada aslında kitabı düzgün okurum, öyle haşatını çıkarmam. Bu kitabı da kılıktan çıkaran kişi ben değil pek sevgili tontişimdi. Kemirmek diye delirirdi aşşkımm.

Kuyucaklı Yusuf - Sabahattin Ali
12.2015
Vee senenin son okuyup bitirdiğim kitabı Kuyucaklı Yusuf . Geçen sene doğum günümde bacılarım hediye etmişlerdi. Güzel, film tadında bir kitaptı benim için

Şuan evimde bir kitaplığım yok oradan buradan aldığım kitapları okuyorum. Sarah Jio'lar Minik görümceden diğer bir çoğu kız kardeşlerimden  ^^ Öyle görünüyor ki uzun bir süre daha kendi kitaplığımı oluşturmaktansa ablamın kitaplarına dadanacağım hihi ^^

7 Eylül 2015 Pazartesi

Uzaklardan Postam Var ^^

Tee Ramazandayken bir sabah zilin çalmasıyla uyandım. Kim ola ki acaba derkennnn bir bakmışım bana çook uzaklardan bir paket gelmişş ^^
Yeni evime ilk defa Liz'den bir paket gelmesi biraz daha farklı hissettirdi ^^
Paketimi hep annem, ablam, kardeşimle beraber açıp bakardık bu defa ilk kez Ademle baktık.
Adem benden çok daha heyecanlıydı :D

Ayrıca bu sefer hediyeler sadece bana değildi ^^  Neyse fazla uzatmadan hediyelerime geçelim ^^
Parçaların bir çoğu kendi ellerinden çıkma^^ Bu yüzden bu defa daha anlamlı hediyeleri benim için :)
Kolye annem için, paletli anahtarlık da babam resim yapıyor diye babama hediye ^^
-Meksika bayrağı
-Minik bozuk para cüzdanı
-Şirin bi çorap ^^
Bozuk para cüzdanı dışarıya ufak şeyler almaya çıktığım zamanlarda kullanışlı oluyor.
-Meksika bayrağının renklerinde bileklikler
-Şapka şeklinde buzdolabı magneti
-Deniz taşlarından bileklik
-Şişe açacağı
-Kaplumbağalı anahtarlık
Şişe açacağına özel not düşmüş, abisi çok merak etmiş buralarda bunlar kullanılıyor mu diye ^^ Kullanılmaz olur mu hiç dedim ve ekledim, evde yoktu ihtiyacım da vardı zaten bu iyi oldu diye hehe
İlk baş ne olduklarını anlamayıp sonradan kitap ayracı olduklarını öğrendiğim şeker ayraçlar ^^ 
Yaşadığı yerin ismini taşıyan couple kalemler birisi bana birisi Adem'e ^^ 
Asıl anlamlı olan benim için yeri ayrı olan hediyem işte bu. Kına fotoğramdan esinlenip bizi anahtarlık yapmış :D :)) En ince ayrıntısına kadar düşünmüş ^^ Ademin Kara kaşlarından tutun, kirli sakalına kadar hehe 
İşte böyle çoğunluğu el emeği olan hediyeler karşısında hem çok mahcup olup hem de çok mutlu olduk ailecek ^^
Ben ise hala Liz için neler alıp yollayabilirim bunları düşünüyorum. Bu gidişle benim hediyeler için biraz daha zaman var.

Bu arada Liz'in el işleri ilginizi çektiyse ve hoşunuza gittiyse, sayfalarına bir göz atın isterseniz ^^

17 Ağustos 2015 Pazartesi

Eğlencem Yavruşum Tontişim

Bilenleriniz vardır belki ya da bilmiyorsunuzdur bilmiyorum :P Hayvanları ne kadar çok sevdiğimi^^

En son bahsettiklerimden birisi aslında sokak kedisi olan ama bizim olan, kapımızın önünde doğup ayakkabılığımızın arkasında büyüyen Tuy-chan. Ve bir o kadar da sevdiğimiz diğer kedimiz şerefsiz ama karizmatik aynı zamanda katil sıfatlı kıskanç Hirroş :D Maalesef her ikisini de araba ezdi >-<  Onlardan bahsettiğim yazılara bakmak isterseniz buyrunuz ilgili yazı 1 ilgili yazı 2

Asıl konuyla daha çok bağlantılı olan hayvancım ise Pıtırcık idi :( Hala onu çok özlüyorum. İlgili yazı için şuraya alayım :)

İşte bende böyle bir hayvan sevgisi var iken ve sürekli pıtırcığımı özlemle andığımdan uzun seneler yeni bir kuş almayı çok istedim. Anneeeee yeni pıtırcık istiyorum bennn evlerin camında balkonlarında mubiş görsem oyyyy pıtırcığa baaakkk Petshop ve bilimum şeylerin öünden geçersem kuş görsem oyyyyy yavrummmm hele şu pıtırcığa bak yaaa .... Ama bir türlü tekrar kuş almak nasip olmamıştı.

Sonra evlendim işte. daha sonra Adem de çok geçmeden kuş sevgimin ne denli içten ve arkası kesilmez bir şekilde olduğunu öğrendi veeee bana sürprizlerin en kralını yapıp evimize minnacık bir tatlış getirdiii ^___^

Aslında başlarda biraz sinir oldum neden çünkü kuşu birlikte almak istiyordum. Pıtırcığıma en benzeyen kuşu alacaktım. Ama o ne yaptı. bana haber vermeden gidip kendisi aldı. İlk bi iki üç gün alışamadım. kuşa hiç bakasım gelmiyordu. Aslında benzemesine benziyordu ama işte bu gelen kuşun kafasının üstünde sarılık vardı ki bu beni iten şey olmuştu hatta yavrucağa Şuna bahhh sanki sigara tiryakisi. kafası sararmış tttttttş

Ama sonra yavaaş yavaş ama çok da yavaş değil biraz hızlıca kuşa alışmaya bağlanmaya başladım. Sonra tiryakisi oldum :D adını Pıtırcık koymayı düşünüyordum. sonra Tontiş,, Tontirik, Tontik olmasına karar verdim :D Kuş geleli yaklaşık iki buçuk ay oldu 6 haziran 

Her gece odama alır yanımdaki komidine koyarım.
Genelde de her sabah bizi büyük bir cırıltıyla uyandırır. Neredeyse sürekli saat 8e ceyrek kala kıyameti koparır :D
Sofra yemek görsün anında damlayıp elimizdeki yemeklere ortak çıkar :D
Ama baya da inatçı yaramaz bir hayvanat :D evi tepeme yıkmaya yemin etmiş sanırsın :D
Duvar boyasını söker, aksesuarların taşlarını boncuklarını koparır, önüne gelen her yeri kemirir :D bazen çok sinir ediyo beni ><

Neyse amma uzattım. İşte benim Tontişimmm... Ta ta ta taaaaannnnnnn

Neyyyysss yaramazlıklarını ve maceralarını başka bir yazıda anlatırım artık bu kadar yeter baayyy ^^